Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SON PEDAL

Bit artık 2017.Bit artık. Bitin ve serbest bırakın ruhumu. Kederse keder, sevinçse sevinç, neyin içinde boğulacaksam boğulayım artık. Üzerinde durduğum toprak dibine çeksin beni, unutulayım. Sözlerim silinsin, hiç kimse hatırlamasın yalnız ve çaresiz varlığımı. Yeniden oluşturmayı düşünmek için bile gücüm yok, yıkıntıların altında uzanayım; tüm hayatımın, hayallerimin ve hatıralarımın. Kemiğime işlesin soğuk, ruhum donsun, uyuşayım. Uzaklara sürüklenip yavaşça kaybolayım. Haddinden fazla zamandır taşıdığım bu acı yutsun beni artık, gözyaşlarımla akayım.

Söz vermiştim.

Tutacağım.Ve yeni bir post yayınlayacağım gerçekleşince. Olacak.En az 52 olacak ortalamam.

THROWING UP A LITTLE BIT

Kesin nazarı var orospunun. Başkalarını böyle itham etmeyi çok seviyor ya ona da bu bayıldığı sıfatı yakışırıyorum.Oturmuş yanımda at gibi suratını bana çevirmiş, boktan sandalyesini götümün dibine koymuş sözde ders çalışıyor kaltak.Nefret ediyorum gün geçtikçe, katlanılmaz buluyorum iticiliğini.Katır kutur köpekler gibi ağzında bir boklar çiğniyor.Tüm gün çaresiz bir fahişe gibi götünü sallaması, geyşa geyşa konuşması, abuk subuk sesler çıkarması, salyasına bir bebek gibi hakim olamaması, bokuma benzeyen ve uzun uzun dinleterek bize işkence ettiği sesini dinlemek zorunda kalmamızda bir beis görmemesi, o iğrenç müzik zevki ve sürekli beni o boka maruz bırakması, ben ders çalışırken sürekli beni bölmesi ve kıskanması, siktiğimin arabesk modları, her zıkkımını dünyaya duyurma çabaları, dönekliği, hiçbir şeye basmayan kalın kafası, en ufak ağrısında yaygarayı koparması, sürekli pamuklara sarmalanmayı beklemesi, bitmeyen ilgi iştahı, bok gibi yemeklerini dudağını ısırarak anlatması ve ona...

Tonight, pay then i'll sleep by your side.

Bir başlıkta bırakacak olsaydım metni, bu tam da o metin olurdu.Dersi dinlemiyorum, düşünmüyorum da ne yapacağımı sonra.Kalmak bana bir yıl sonra geçmeyi garantiletmiş gibi davranıyorum, hiç doğru değil oysa ki.Bu ders ilk girdiğim ders, kendimden gizleyerek hevesle birlikte olmak istediğim suretler.Daha fazla yazarsam utanırım.Burası çok flu bir mecra benim için.Ya bulunursa, ya tanıyan biri anlarsa, ortaya çıkarırsa beni diye çok korkuyorum.Önlemler aldım ama bir sürü.İsmini de değiştirmeyi düşünüyorum blogun.Bir çiçeğin not defteri değil belki ama bu kadar aşağılayıcı da değil.Şimdiki tüm o güvensizlik kendimi zamanında o kadar yermemin bir bedeli.Bir kadının kendisine çirkin olduğunu söylemesinden kötü bir şey yoktur, yazılmıştı ekşi'de. Kimse yok seni bilen, hiçbiri kalıcı değil diye telkinler veriyorum kendime ayakta durmaya çalışırken.Evernote'a yazdığım gibi başlayamadım, ufak bir depresyona girdim ilk hafta.ÇEKİNMEYİN diyor hoca.Bana diyor sanki, ben bu satırları yazar...

THE GROUND ZERO

İşte burdayım sonunda.18'in çıkışı. Güneş doğuyor.Bulutlar var.Tam fotoğraf çekmelik bir manzara ayakucumda. Sınava son birkaç saat.Söyleyecek birşeyim yok. Bir nehir kadar ağlamak istiyorum. Mutlu yıllar bana... 10 Temmuz 2017 04:58
Gittim doktora haftaya bi daha gidecekmişim bir tane diş çok genişlemiş 1 haftada onu döndürmek için başka bişey taktı sonra ben de 25 haziran gibi dönerim dedim ama kadın bayramdan sonraya diye anlamak istedi ben de karşı çıkamadım sonuç olarak kötü haber burda 4 gün daha kalıyorum Baba bir de bişey itiraf etmek istiyorum Calismaya başlayalı 2 3 gün oldu ve daha ilk komitemi bile bitiremedim Geçen seneye güvendiğim anlar geliyor bazen, bunu da yaparsın diyorum ama biliyorum bu diğeri gibi değil Ağlarsan yaparsın diyorum bazen de Dün çok tuttum kendimi yürürken sonra bıraktım aksın gözyaşlarım, karanlıkta yürüyen hırpalanmış kızın hıçkırarak ağlamasına izin verdim Kendi dünyama döndüm kendim merkezli penceremden bakıyorum yine Elliott Smith'in gözlerinde kendimi gördüm, o korkunç derin kaçınılmaz kederi, yüzünü ne tarafa dönerse dönsün onu karşılayan karanlığı.Kurtulamadığı depresyonunu bana miras bırakmasını. Tüm dişlerini sergilese bile örtemiyor hüznünü, onun yerine sırı...

Tuzak bunlar.

Sevme beni eski sevdiğim, artık darmadumanım ben. Neden daha önce gelmedin?Ben oynatmadan, tatminsizleşmeden önce? Bugün yine nefret ettim kendimden.Okul her gün keşfedilmemiş bir parçamı daha aleve veriyor.İnsanları görmemek için çabalıyorum ancak tüm bilincim onlarla dolup taşıyor.Yine aşağılandım öyle bir biçimde oluyor ki bu tepki versem bir dert, vermem bir dert. Gurur diye bir şey kalmadı. Kafam bozuk. Sigara içiyorum, dumanı salıyorum, özgürleşiyorum.Gece yürüyorum, gözleri görmüyorum, bedenler flu, kişiliksiz. Sikeyim Dem'ini de.Sapık mısın kızım sen, hallenmediğin kimse kalmadı. Yazmak istemiyorum artık.Bu kuyunun tasvir edilecek bir yanı yok.