It's hard to get around the wind

Başlıktan da anlaşılacağı üzere yeniden Submarine batağına düştüm. Dün akşamüstü henüz hava kararmadan izlemeye başladım, karanlıkta bitirdim.

"Her gün aynı yere gelip gökyüzünün rengi ruhumla eşitlenene kadar bekliyorum."

Hayatımı Oliver Tate'in Super8 filmleri içinde geçirmek istiyorum.

Siroz dersindeyim, konu hakkında en ufak bir fikrim yok. Tıbba hiç bu kadar uzak hissetmemiştim, bu mesleği bu kadar yapamayacağımı.

Başlıklara bölerek anlatabilirim ancak kendimi. O kadar konu var ki aklımda..her saniye bunları düşünüyorum. Pek depresif sayılmam, daha çok bıkkın ve yorgunum. Anksiyetemi büyük bir olgunlukla karşılıyor ve meydan okumasını kabul ediyorum. Bazen nehir karşıya geçemeyeceğim kadar derinleşip hızlı akıyor, ama sabırla kıyıda durup durulmasını bekleyebilecek sakinliğe sahibim.

Gün içerisinde sıklıkla beni paralize edebilecek şiddette anksiyete yaşıyorum. Herhangi bir anda atak gelebiliyor; hocayı dinlerken, birden sorulan sorularla karşı karşıya kalırken, okul yolunda yürürken, yemekhane sırasında veya yemek yerken, arkadaşlarımla kahve içip sohbet ederken, sınıfta bir başıma dersin başlamasını beklerken...

O esnada kendimi rahatlatma çabalarım çoğunlukla başarısız oluyor, kaslarına söz geçiremiyorum, gevşemelerini sağlayamıyorum. Bedenimi bir mide bulantısı dalgası sarıyor, gözlerim odaklanamayacak kadar hızlı hareket ediyor, ağzım kuruyor ve cümle kurmak zorlaşıyor -beynim de tamamen kontrol dışı kaldığından-.

Fiziksel semptomlarımdan daha çok bahsedebilirim, ama kendime bunun nasıl bir şey olduğunu hatırlatmak zorunda kalacağımı zannetmiyorum, bu his asla unutamayacağım kadar berbat, ve şimdiden aklımda, ruhumda çok derin izler bıraktı.

Eve gittiğimde gün boyu verdiğim sessiz savaştan dolayı yorgun düşmüş oluyorum; ertesi gün okula gidip yeniden aynı şeyleri tekrarlayabilecek kadar enerji depolamaya çalışıyorum. Böyle planda da bana ilham veren seyler yapamıyorum pek. Ruhumu tatmin eden bir hayatım yok.

İşte bu yüzden; belki yaratıcılığın eski alevlerini canlandırabilecek ilk kıvılcım olur diye dün Submarine'i izledim. Yalan yok.

🐞

Bizimkiler şu an Aksaray'da. Buraya geliyorlar. Başta çok hevesli olsam da şimdi hafif bir hoşnutsuzluğun bastırmaya başladığını hissedebiliyorum. Nankörlüğüm benim bile midemi bulandırıyor, sırf evi temizledim diye gelecek olmalarından korkmaktan nefret ediyorum.

Eşyalara ve prensiplere bağlılığımdan bıktım. Kafamdaki şablonu bozan şeyler karşıma çıktığında allak bullak oluyorum, kendi koşullanmalarıma bu denli obsesifçe inanıyor olmam dehşete düşürücü. Kendim hakkında bir şey değiştirecek olsam bununla başlardım, gerisi bir şekilde hallolurdu zaten.

Ailem bunca yolu tepip Adana'ya geliyor, Bursa'ya gitmek varken ve onca davet almışken buraya geliyor. Çünkü burası güvenilir, çünkü burada kızları var, her ne kadar nevrotik ve duygusal açıdan dengesiz olsa da burada olmasıyla Adana'da bir yuvayı bağdaştırdıkları bir kızları var, belki biraz da özledikleri.

Bense gelecekler ve düzenim bozulacak diye korkuyorum, derme çatma, bana ait olmayan evime zarar vermelerinden çekiniyorum. 21 yıldır hayatlarını benim etrafımda şekillendirmiş olan ailem, sağlıksız bir şekilde takıntılı olduğum rutinimi bozacaklar diye ödüm kopuyor; suratsızlığımı şimdiden hazırlıyorum.

Bir kez olsun yüzlerini güldürebilmek ve iyi ki dedirtebilmek istiyorum onlara. Bunun pahasına rutinimi bozmaya varım -eve gidip encai çeşit abur cubur eşliğinde hayatımdan nefret ederek televizyon izlemekten ibaret olan rutinimi.

Bir kez olsun akıntıya kapılmak istiyorum; yarını dakikası dakikasını planlayıp yatağa mağlup girmek, ertesi gün için sözler vermek istemiyorum.

Bir şeyleri değiştireceğim diye plan yapmak da istemiyorum, değişim kendisi gelsin, benim kuruntularıma kalmasın.

🐞

Her neyse, şu an diğer dersteyim ve pek yazmak istediğim söylenemez. Tüm ucuz metaforları bir
yazıda  harcayacak değilim.

En şiddetli depremlerimde bana sığınak olmuş insanları yüzüstü bırakmayacağım. Bu sefer öfkeyle onlara patlayıp sıkıntımı 3'e 5'e katlamayacağım. Onların varlığı problemlere başa çıkmama yardım etmese de olur, ben kendim onlar için problem haline gelmeyeceğim.

Gelmelerini sabırsızlıkla bekliyorum, çok özledim ailemi. Evde hissetmeyeli çok oldu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

low, low and low

i want it all, i just can't figure it out

midnight blue citrus