Babam olacak hıyarla kavga ettik.Deliliğim o kadar belirginleşti ki artık, saklamaya çalışmak fayda bile etmiyor.
Burdayım işte.Ruhum asla dolmuyor.Buradayım, kendimi avutmaya çalıştığım çocukluğumun içindeyim.Nefessizim ama yine.
Kopmuş..ne sandım ki?Onca şeyden sonra, kendimi dönüştürdüğüm şeyden sonra..neyi zorla hissettirebilirim ki?Küçük değilim artık, yaşamak istediğim o zavallı acıları da tattım birer birer, bu oldum sonra, ben yaptım bunu, ben yaptım kendimi.Yeni heyecanlar bulmaya çalışıyorum her gün, aynı bokları yeniden yemek istiyorum sanki.
Artık yok bu ama.Beklenti yok, ruhumu kırıklıklarıyla parçalayacak hayalleri kurmak yok - ne hayatımın eşinin, yurtdışında yaşamanın, ne güzelleşmenin- bu hayallerin her yeni güne yığdığı ve altında ezildiğim sorumluluklar yok, aptal bir film izleyip değişmeyi ummak yok, kimseye ruhumu gösterme çabası içinde olmak yok, kendimle sürekli anlamsız bir monolog içinde olmak yok.
Hırsım boğazımdan yukarı yükseliyor, hem kendisi hem çevresi için büyük bir hayal kırıklığı ve başarısızlık olmuş babamın söylediği sözler hala kulağımda çınlıyor, beynimi tırmalıyor.Bütünleme ha?Bu geceyi yaşamak yerine onun o ameliyat masasında kalmasını dilerdim.Ne seni arayacağım ne de karın olacak manyağı.
Peki anne; sen nasıl bir mutluluk olduğunu sandın seken adımlarımın, şen kahkahalarımın ardında?Görmemeye çalıştığınız depresyonumu gözlerinizin önüne serdim, psikolojik çöküntümü oburlukla sergiledim, kilolar üst üste bindikçe ben görünmez oldum..neden daha fazla inkar ediyorsunuz beni, olduğum psikozlu kişiyi neden kabul etmiyorsunuz?Bana neyi hatırlatıyorsun, içinde yaşadığım kabusun korkunçluğunu mu?Bir sene kalmış olmanın dezavantajlarını mı?Sen bir delisin, kocan ayrı bir deli, sizden anca ben çıkardım.
Babamın odaya girmesini içtenlikle diledim, girdiği anda tek bir kelime söylemeden kalkıp pencereye gidecektim, balkona geçip serinkanlılıkla parmaklıkların üzerine çıkacaktım.Atla demesini bekleyecektim, sonra boşluğa bırakıp kendimi -ruhumu bu acılara doymamış coğrafyaya salacaktım.Girmedi ama odaya.Yatakta sessizce uzanıp annemin onu neşelendirmek için anlattığı öykülere tek hecelik homurdanmalarla cevap verdi.Bense yatağın üzerinde bir ileri bir geri sallanarak oturup onu bekledim.Odaya girdiğinde yapacaklarımın planını kurdum.
O hiç girmedi,bu da benim içimde çürüyen bir başka görü olarak kaldı.
Sadece bunun için dahi olsa affetmeyeceğim sizleri.Bana yaptıklarınızı düşünmemeye çalışıyorum artık, bana ne olduğunu.Ne olduğumu bileceğim sadece, bırakacağım hırsım beslesin beni.Ve biliyor musunuz, öyle eminim ki gelecekten.Keskin değil, görüntü yok ama öyle bir güç var ki buraya kadar taşıyor, kudretini hissettiriyor.
Ne olursa olsun sana teşekkür etmek isterim sevgili döl sağlayıcı.Sen ve aklını yitirmiş bir meczuptan beter halde olan karın kadar beni sert kamçılayacak bir şey bulamazdım asla.
Burdayım işte.Ruhum asla dolmuyor.Buradayım, kendimi avutmaya çalıştığım çocukluğumun içindeyim.Nefessizim ama yine.
Kopmuş..ne sandım ki?Onca şeyden sonra, kendimi dönüştürdüğüm şeyden sonra..neyi zorla hissettirebilirim ki?Küçük değilim artık, yaşamak istediğim o zavallı acıları da tattım birer birer, bu oldum sonra, ben yaptım bunu, ben yaptım kendimi.Yeni heyecanlar bulmaya çalışıyorum her gün, aynı bokları yeniden yemek istiyorum sanki.
Artık yok bu ama.Beklenti yok, ruhumu kırıklıklarıyla parçalayacak hayalleri kurmak yok - ne hayatımın eşinin, yurtdışında yaşamanın, ne güzelleşmenin- bu hayallerin her yeni güne yığdığı ve altında ezildiğim sorumluluklar yok, aptal bir film izleyip değişmeyi ummak yok, kimseye ruhumu gösterme çabası içinde olmak yok, kendimle sürekli anlamsız bir monolog içinde olmak yok.
Hırsım boğazımdan yukarı yükseliyor, hem kendisi hem çevresi için büyük bir hayal kırıklığı ve başarısızlık olmuş babamın söylediği sözler hala kulağımda çınlıyor, beynimi tırmalıyor.Bütünleme ha?Bu geceyi yaşamak yerine onun o ameliyat masasında kalmasını dilerdim.Ne seni arayacağım ne de karın olacak manyağı.
Peki anne; sen nasıl bir mutluluk olduğunu sandın seken adımlarımın, şen kahkahalarımın ardında?Görmemeye çalıştığınız depresyonumu gözlerinizin önüne serdim, psikolojik çöküntümü oburlukla sergiledim, kilolar üst üste bindikçe ben görünmez oldum..neden daha fazla inkar ediyorsunuz beni, olduğum psikozlu kişiyi neden kabul etmiyorsunuz?Bana neyi hatırlatıyorsun, içinde yaşadığım kabusun korkunçluğunu mu?Bir sene kalmış olmanın dezavantajlarını mı?Sen bir delisin, kocan ayrı bir deli, sizden anca ben çıkardım.
Babamın odaya girmesini içtenlikle diledim, girdiği anda tek bir kelime söylemeden kalkıp pencereye gidecektim, balkona geçip serinkanlılıkla parmaklıkların üzerine çıkacaktım.Atla demesini bekleyecektim, sonra boşluğa bırakıp kendimi -ruhumu bu acılara doymamış coğrafyaya salacaktım.Girmedi ama odaya.Yatakta sessizce uzanıp annemin onu neşelendirmek için anlattığı öykülere tek hecelik homurdanmalarla cevap verdi.Bense yatağın üzerinde bir ileri bir geri sallanarak oturup onu bekledim.Odaya girdiğinde yapacaklarımın planını kurdum.
O hiç girmedi,bu da benim içimde çürüyen bir başka görü olarak kaldı.
Sadece bunun için dahi olsa affetmeyeceğim sizleri.Bana yaptıklarınızı düşünmemeye çalışıyorum artık, bana ne olduğunu.Ne olduğumu bileceğim sadece, bırakacağım hırsım beslesin beni.Ve biliyor musunuz, öyle eminim ki gelecekten.Keskin değil, görüntü yok ama öyle bir güç var ki buraya kadar taşıyor, kudretini hissettiriyor.
Ne olursa olsun sana teşekkür etmek isterim sevgili döl sağlayıcı.Sen ve aklını yitirmiş bir meczuptan beter halde olan karın kadar beni sert kamçılayacak bir şey bulamazdım asla.
Yorumlar
Yorum Gönder