Benim olmayan ama benim olması gereken bir yazı:

olur da hayatta kalabileceğim türden bir felaket olursa, yıllardır içimde sakladığım, bugünler için yetiştirdiğim duygularımla ve karakterimle yola devam edeceğim. 

hastalıktan, açlıktan, soğuktan şikayet etmeyeceğim. herhangi bir yerde uzun süre kalmayacağım. sürekli hareket halinde ve uzak olacağım. daha öncesinde olduğu gibi bir yere bir kişiye bir nesneye bir duruma bağlı kalmayacağım. 

çocukluğumdan beri birlikte yaşadığım huzursuzluğu sağa sola bırakacağım. bu hayata adapte olabilmek için beynimde yer etmiş tüm hastalıklarımı söküp atacağım. eski dünyanın mirası, üzerimde yük olarak taşıdığım tüm insan ilişkilerini reddedeceğim. 

kaybedilecek şeyler biriktirenlere kaybettiklerinden dolayı üzülmeyeceğim. 
hayatta yer edinebilmek için toplumun emrettiklerine boyun eğenlere acımayacağım. yalvarır şekilde yaşayanların seslerine kulak vermeyeceğim. 

derin uykuya alışmışların korkularını izleyeceğim. herhangi bir maske kullanmadan, dürüst bir vahşilik içinde yok olmalarını seyredeceğim. kalanlara ise modern(!) dünyadan getirdikleri ikilemler için yardımcı olmayacağım. 

sabahları güneş anarko primitivist ruhumu ısıtırken nehrin soğuk suyuna çıplak gireceğim. geceleri ay ışığında yaktığım küçük bir ateşle şaman ayinimi yapacağım. doğa ananın bir evladı olarak, hiçbir canlıyı yok yere incitmeyeceğim. toprağın, havanın, suyun ve ateşin verdikleri ile yetinecek, bir ağacın dalını ondan izinsiz almayacağım.

benliğimi evrene sunmam gereken an gelene kadar yürüyeceğim. arınmak için ne kadar yürümem gerekiyorsa o kadar hayatta kalacağım. o an geldiğinde arınmış ruhumu çıkaracağım bedenimden. benim olmayan hiçbir şey için yas tutmayacağım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

low, low and low

i want it all, i just can't figure it out

midnight blue citrus